Otobüsçü nasıl kurtulur?

Yakıcı gündemin çözüme ulaşacak sorunun yanıtını Havabüs, İstanbul Konfor ve çatı firma Günaydın Tur firma sahiplerinden Emir Günaydın veriyor.

23 Haziran 2020 Salı 12:59
Bu haber 8423 kez okundu
banner61
Otobüsçü nasıl kurtulur?
Otobüsçüyü kurtaracak bir çalışma hazırladığını ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na bu çalışmayı rapor halinde sunacağını belirten Emir Günaydın, “Otobüsçü nasıl kurtulur diye bir çalışma yaptım ve esnafa gelir kazandıracak üç tane çok ciddi projem var. Basit ve büyük. Bakan ile yaptığım görüşmeden sonra da bunu sektöre açıklayacağım. Çok basit ve hızlı hayata geçecek projeler. En az ayda 5-10 bin TL arasında bir ek bir gelir elde edecek otobüsçü” dedi. 


Otobüsçü nasıl kurtulur? 

Emir Günaydın 3’üncü kuşak bir otobüsçü ve işini en iyi şekilde yapabilmek adına çok ciddi uğraş veren bir isim. 30 araçlık Havabüs ile Sabiha Gökçen’e, 10 araçlık İstanbul Konfor ile Bursa-Sabiha Gökçen Havalimanı arasına yolcu taşıyan, 300 araçlık bir filoya sahip Günaydın Tur ile de personel servis taşımacılığı alanında hizmet veren şirketlerin sahibi Emir Günaydın ile koronavirüs sürecini konuşup 3 hizmet alanı ile ilgili bilgi aldık. Kendisi de bunu ifade ederek başladı söyleşimize: “3 alanda da hizmet veren ender şirketlerinden biriyiz. Bu süreçte yaşanan bütün olumsuzlara da hakim bir durumdayız.”


Kimse samimi değil 

Otobüsçünün kaybettiği noktanın otobüs esnafını gerçek anlamda temsil eden meslek örgütünün bulunmaması olarak açıklayan Emir Günaydın, “Bizi temsil eden hiç kimse samimi değil. Maalesef bende dahil taşımacılık sektörüyle ilgili kültür seviyesi en düşük insanlar olarak bu işi icra etmeye çalışıyoruz. Bu da kaybetmemizdeki en önemli ikinci etken. Hiçbirimizin akademik bir yeri yok. Bilimsellikten çok uzak insanlar hasbelkader bu işin patronu olmuşuz. Burada kimse yanlış anlamasın; kimseyi küçümsemiyorum. Otobüsçüler mücadeleci ve akıllı insanlar. Ama işimizin içine bilim girmemiş. Ne günün şartlarına göre değişen koşulları ne de teknolojiyi anlamaya çalışmışız, aksine direnmişiz. Otobüsçü, başına gelen bir olumsuzlukta inadına rekabete girişmiş, “Ben zarar edersem, o da zarar etsin, dibine kadar gitsin” anlayışı içinde olmuş. Böyle olduğu için geleneksel otobüsçülük yapılıyor. 30 sene öncesi kalıplaşmış otobüsçülük ile devam edilirken devlet iki hamle yapıp, “İstanbul-Ankara ve bazı hatlarda hızlı tren ve ucuz havayolu taşımacılığı ile ulaşım sektörünün yapısını yüzde 80 değiştirdi. Otobüsçü bu değişime hiçbir alternatif bir çözüm getiremedi. Bu da sürdürülebilir bir yapı değil” dedi.


“Başüstüne efendim” demişiz

Köprü ve otobanların otobüsçüye zorunlu hale getirilmesi ile maliyetin yüzde 27 arttığına dikkat çeken Emir Günaydın, “Bursa-İstanbul otobüsünün Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçme maliyeti 11 yolcu. Osmangazi Köprüsü’nde bu daha da fazla. Bize 3’üncü köprüden geçeceksiniz denmiş, ‘Başüstüne efendim’ demişiz. Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti otobanıyla birlikte 250 TL oldu: ‘Baş üstüne efendim’.Otogarın çıkışı 100 lira oldu: ‘Baş üstüne efendim’.Gücünü, önemini hiç gösterememiş ve geleneksel yöntemlerden bir tık ileriye gidememiş bir sektör. Otobüsçü böyle gider ve yenilik yapamazsa batmaya mahkum. Otobüs sektörü bir süredir iflasa doğru gidiyor. Bu iflas niye hızlı olmuyor? Bir anda iflas etmez bu sektör. Otobüsçünün bir özelliği var; dibine kadar kullanır sermayesini, başka yerden alır bu alana kullanır. Çünkü yapacağı başka bir iş yok” dedi. 


Bakana rapor 

Emir Günaydın, otobüsçüyü kurtaracak bir çalışma hazırladığını ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’na bu çalışmayı rapor halinde sunacağını belirterek, “Otobüsçü nasıl kurtulur diye bir çalışma yaptım ve esnafa gelir kazandıracak üç tane çok ciddi projem var. Basit ve büyük. Bakan ile yaptığım görüşmeden sonra da bunu sektöre açıklayacağım. Bakanlığın bu projeleri yapmama ihtimali yok. Devletin son yıllarda yap işlet-devret modeli ihalelerle hayata geçirdiği projelerde otobüsçüye çok ağır yükler bindi. Projeler doğru, ama ihale sisteminin dolara endekslenmesi yanlış. Sayın Bakan ile İBB UKOME Müdürü ile başlayan çok iyi bir dostluğumuz var. Belediyenin ve otobüsçünün haklarını sonuna kadar savunan bir kişiydi. Aynı hassasiyeti Bakanlık görevinde de gösterecektir: Otobüsçülüğü nasıl canlandırırız, nasıl para kazanır hale getiririz. Bundan da sadece sektör değil halk da kazançlı çıkacak. Maliyetleri düşen otobüsçü daha ucuz taşımacılık yapabilecek. Bu projelerin getirdiği yüksek maliyet daha ucuz mal ve insan taşınmasını da önlüyor. Enflasyonu da körüklüyor. Biz Bursa’ya yolcuyu 80 TL’ye taşıyoruz. Kimse bundan memnun değil. Bu projeler vatandaşın da lehine. Otobüsçünün de bu projeler sayesinde cebine ekstradan 5-10 bin TL girecek. Çok basit ve güzel bir sistem geliştirdim” dedi.


Sabiha Gökçen’den zarar ediyoruz 

Koronavirüs sürecinde Havabüs’ün faaliyetlerinin durduğunu belirten Emir Günaydın, “Normalde bizim başlama planımız yoktu. Bize gelen bilgiler havayollarının çok dolu olmayacağı şeklindeydi. Uçaklar da dolu dolu gitmiyor. Ama Havabüs 20 gündür çalışıyor ve ciddi zarar yazıyor. Birincisi yolcuların önemli bir kısmı kendi aracıyla geliyor. Bir diğer etken de özel halk otobüsçülerin lobi faaliyeti ile benim ihale ile aldığım hatta girmeleri. İhale şartnamesinde bana, ‘tek taşımacı sen olacaksın’ denildi. Oysa ben Havabüs ile kamuya 500 bin TL aktarırken, onlar 2 bin TL bile vermiyor.Ben ayakta yolcu almıyorum ve maliyeti 2 milyon lira olan otobüslerle bu işi yapıyorum. Atılan her adım hem hukuka uygun olmalı hem sonuçları ile adalet getirmeli hem de etik olmalı. Biz bu işten pandemi öncesinde para kazandık, ama şimdi zarar ediyoruz” dedi. 


BURULAŞ ile rekabet 

İstanbul Konfor ile Bursa-Sabiha Gökçen hattında BURULAŞ ile rekabet ettiklerini belirten Emir Günaydın, “BURULAŞ Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kamu şirketi. Onlar bu işten bizim gibi zarar etmiyor. Bursa Otogarı kendisinin olması nedeniyle aylık 200 bin TL bir maliyet avantajı var. Giriş çıkışa para vermiyor. Sabiha Gökçen’de de kamu kuruluşu olduğu için para alınmıyor. Orada yer almanın 300 bin TL kira bedeli var. Ayrıca 8-10 milyon TL’lik çok ciddi reklam yaptırarak tek yetkilinin kendilerinin olduğunu haksız bir şekilde ilan ettiler. Otogardaki güvenlik elamanları yolcuları onlara yönlendirdi. Biz, onun arabası dolduktan sonra kalan yolcuyu alabiliyoruz. BURULAŞ Genel Müdürü Sayın Mehmet Kürşat Çapar ve ekibi gerçekten çok başarılı fakat bize karşı hassas ve adaletli değil maalesef. Bizimle çok ciddi rekabet yapıyor. Araba koyuyoruz, bizim hemen önümüze koyuyor. İlave servis açıyoruz, yolcu var, hemen araç koyuyor” dedi.


Personelde etki kısmi

Personel taşımacılığında 300 araçla faaliyet gösterdiklerini ve virüs sürecinde kısa bir dönem etkilendiklerini belirterek, “Biz tamamıyla kamu personeli taşıyoruz. Çalışmanın olmadığı süreçte de ödemelerimizi aldık. Burada çok fazla sıkıntı yaşamadık. Ama yine de 120 personel çıkartmak zorunda kaldık. Biz ayakta kalacağız ki geri kalan 180 personelimizi istihdam etmeye devam edebilelim” dedi.


Hedef ulusal firma olmak 

Emir Günaydın, İstanbul Konfor Turizm’in butik bir firma olduğunu, ama firmayı 400 km’lik bir yol güzergahında büyütmeyi hedeflediğini belirtti: “Biz şehirlerarasında, Sabiha Gökçen odaklı bir firmayız. Burulaş ile yaşadığımız rekabette tamamen onların eline bakıyoruz. Burulaş adaletli bir taşıma yapsa sorun olmayacak. Ama bu şekilde artık kalmak mümkün olmayacak. Ben firmayı ulusal bir firma haline dönüştürme kararı verdim. İstanbul ve Bursa merkezli olacak ve 400-500 km çevre illerde taşıma yapma planımız var. Hiç kimsenin yapmadığı bir türde taşımacılık yapacağım. Ben firmaların yıkıcı rekabetine ve mantıksız mücadelesine giremem. Çok farklı bir taşıma modeli ile bu işi yapacağım. Hayat devam eder de salgın süreci çok büyümezse bu yıl hayata geçireceğim. Ben küçük ve büyük firmalar arasına sıkıştım. Ya küçük firma olacağım ya ulusal firma kategorisine çıkacağım” dedi. ■





Otobüsçülüğe takılıp kaldık ama 

Çok daha az emek ve sermaye ile daha yüksek kazanç elde edebilecek çok basit sektörler varken biz otobüsçülüğe takılıp kaldık. Yalova Kurtköy’de yazlığıma dört adet kaz aldım. Kaz almamın nedeni çimenleri yemesi ve gittiğim zaman o çimenleri makine ile kesmek istememem. 4 kaz 6 ayda 10 kaz verdiler. 600 TL’ye almıştım. Şimdi kaz yavruları büyüdü. 200-250 TL fiyatı var. 300 TL’lik yem vermedim. 600 TL ile sermaye ile 10 kaz en az 2 bin TL yaptı.Sorarsanız biz işletmeciyiz işimizi çok iyi yapıyoruz. Bu işin riski çok büyük. Ufak bir kaza oldu. 19 bin TL trafik sigortası tuttu. Otobüsçünün ticari anlamdaki kültür seviyesi çok düşük. Hayatı bilme anlamında ise çok yüksek. İnatçıyız ve duygusalız. Pire için yorgan yakarız. Ticarette bunların olmaması lazım.Ben 3’üncü kuşağım ve kanımıza girdi bu iş. Çoğumuz birilerinin getirdiği işi yapıyoruz.Bu iş bilimsel ve kurumsal şekilde yapılmazsa çok büyük esprisi yok. Firma sahipleri aynı eforu başka işe verseler daha büyük paralar kazanabilirlerdi. 

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 07 Temmuz 2020 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 07 Temmuz 2020 Manşeti
Arşiv