banner15

Ayca Turizm sahibi Dursun Ali Camadan röportajı

09 Temmuz 2013 Salı 10:48

Servis taşımacılığına, otomotiv yedek parça işi yaptığı yıllarda Colin’s fabrikasının personelini taşıyarak başladıklarını belirten Ayca Turizm’in sahibi Dursun Ali Camadan, servis işinin tedarikçi ile yapılan bir iş olduğunu, firmaların filolarında özmal olmadan da taşımacılık yapabileceğini söyledi.

Ayca Turizm sahibi Dursun Ali Camadan röportajı
RÖPORTAJ: ERKAN YILMAZ

1990 yılından beri personel taşımacılığı alanında faaliyet gösteren, İstanbul’un yanı sıra Aksaray ve Çorlu’da da şubeleri bulunan Ayca Turizm’in filosunda 70’i özmal 700 dolayında araç bulunuyor. 8 yıldır İSTAB Yönetim Kurulu’nda görev yapan firma sahibi Dursun Ali Camadan’la, Bayburt’ta otomotiv yedek parça satışıyla başlayan, bugün servis taşımacılığına taşınan süreci ve sektörün yaşadığı sorunları konuştuk.

Yedek parçayla başladı 

Dursun Ali Camadan, “Firuzköy’de Colins’in fabrikasının bulunduğu bölgede otomotiv yedek parça işiyle uğraşıyordum. Eroğlu Yapı da, oraya fabrika yapıyordu, ‘hayırlı olsun’a gittim. Eroğlu’na ait 600-700 m2’lik bir arazinin üzerine kulübe yaptım. Telefon sıkıntıları yaşanıyordu, ama benim şirketin telefonu vardı. Gelip benim işyerimden telefon ediyorlar. Ben onlara çay demliyorum. Hiç aklımızın ucunda, servis taşımacılığı denen bir şey yok. Yedek parça satıyorum, sanayi oluşturmuşum. Kaportacı, boyacı, motorcu, onlara kiraladım orayı. Hem kiracımdı onlar hem de onlara da parça satıyordum. O dönemde Aydın Tur vardı. IGS’nin yanında, hem parça dükkanı vardı, hem de taşımacılık yapıyordu. Colin’s Cennet Mahallesi’ndeydi. Ben de yapabilirim diye düşündüm; hazır müşteri, hem servis atsak, hem şoförler benden parça alsa… İki ortak olarak bu işe girdik. Öncelikli amacımız parça satmaktı ama iki karpuz bir koltukta taşınmıyor. Ortağımla soy ismimizin baş harflerini verdiğimiz firmamızda bugün çocuklarımla birlikte ve 700 araçlık bir filo ile çalışıyoruz” sözleriyle uzun bir dönemi özetledi.

Önemli olan kişilik, araç değil

Ayca Turizm’de çalışmak isteyen tedarikçileri arabasının modeli yerine kişiliğini ön plana alarak işe aldığını belirten Camadan, birtakım kurallar koyduğunu vurguladı: “Ben bu işi severek yapıyorum, buradan ekmek yedik. Benim kendime has kriterlerim oluştu. Hiçbir tedarikçiye, araban kaç model diye sormadım, müdürüme de sordurtmam. Önce ahlak. Arabanın iyiliği tedarikçinin menfaatine; bana dürüst adam, kaliteli şoför lazım. 1990 yılından bu yana tedarikçimin parasını hep gününde ödedim. Bayburt Vergi Dairesi’nde 6 sene tahkik komisyon üyeliği de yaptım. Bunu bildiğim için faturasız, sigortasız adam çalıştırmam.” 

KDV tevkifatı

Camadan, KDV tevkifatı düzenlemesinin kendisini rahatsız etmediğini, KDV tevkifatından en çok merdiven altı firmaların zarar göreceğini ileri sürerek, birkaç teknik düzenlemenin yapılabileceğini söyledi: “KDV tevkifatı doğru bir düzenleme. Merdiven altı adam yüzde 18 KDV ödemediği için seninle rekabet yapabiliyordu. Benim zaten firma olarak KDV kesme zorunluluğum var. Yıllardır bu şekilde çalıştık. Ancak biz toplu taşıma yaparken deniz taşımacılığından daha pahalı yakıt alıyoruz. Bunlar düzeltilebilir.” 

Özmal zorunlu olmamalı

Servis taşımacılığında özmal araç şartından çok, şirketlerin sermayesinin güçlü olması gerektiğini savunan Camadan, “Özmalın olduğu bir yapıya da karşıyım. Firmalar bu işi sadece tedarikçi ile de yapabilir. Özmalla bu iş yapılıyor diye bir şey yok. Şirketin sermayesi güçlü ise başka şartlar aranmalı, kıstaslar getirilmeli. Parası olan araba alır bu işi yapar, ancak layıkıyla yapamadıktan sonra milli servete de zarar verir. Eğer bir kişi vergisini doğru veriyorsa, şoförün sigortasını yatırıyorsa, özmal şartına ne gerek var” dedi.

Plaka tahdidi yerine...

Plaka tahdidi yerine çalışma ruhsatı verilmesinin daha doğru olacağını belirten Camadan, “Taksi plakasının 1 milyon TL olduğu bir ülkede, bireysel servis taşımacılarının böyle bir talepte bulunmalarını anlıyorum. Plaka tahdidi yerine belediye, çalışma ruhsatı veya kişiye özel sertifika versin. O çalışma izni de para etsin. Tahditli araba kaliteyi getirmiyor. İSTAB hiçbir zaman onun karşısında olmadı. Asla esnafla uğraşılmadı. Üstelik tahdid olsa, bundan en fazla firmalar kazançlı çıkar. İstanbul’da talep edildiği gibi plaka tahdidinin uygulanacağını sanmıyorum. Belediye; taksi, minibüs ve özel halk otobüslerinden rahatsız, onları ıslah etmeye çalışıyor” dedi.

İki yılda değişmesin

Mevzuata göre bir aracın 19 yaşında değişmesi gerekirken bazı okulların 2 yaşından büyük aracı kabul etmediğini aktaran Camadan, “Bu ülkenin tasarruf tedbirleriyle bir yere varması gerektiğine inanıyorum. Belediyenin 5 yaş sınırı ne kadar ahlaklı olabilir? Ben, araç illa ‘19 yaşında değişsin’ demiyorum. Tabii, insan klimalı arabada gidip gelmek ister, ancak 3 yaşında 5 yaşında araç değiştirilmesinden rahatsızlık duyuyorum. Bir araba muayene istasyonundan trafiğe çıkma izni alıyorsa, illa model aramak niye? Eskiden, tedarikçi okul bittiğinde arabasını çekerdi, sanayide bir canlılık olurdu. Şimdi sık sık araç değiştiriyoruz. Bu da milli servete zarar veriyor. Bu model yılı konusunu ben Ticaret Odası’nda gündeme getirdim” diye konuştu.  

Şoförden para kesmek olmaz

Bazı firmaların servisçiden haksız bir şekilde komisyon aldığını doğrulayan Camadan, “Tedarikçiden haklı bir oranda komisyon alınsın ama adamın parası da zamanında verilmeli. Benim kanaatime göre tedarikçinin en çok rahatsız olduğu şey parasını geç alması veya alamaması. Tedarikçiden evrak parası adı altında ayık 50 lira, 20 lira kesen firmalar var. Ne parası diye kesiyor bunu? Yirmi yıllık firmayım. Daha şoförden bu sebeplerle bir kuruş para kesmedim. Bu türden para kesilmesi ahlaki değil. ‘Pantolonundan gömleğinden alıyorlar’ diyorlar haklılar. Biz de gömlek giyilmesini önemsiyoruz. Kravatsa, kravat taksın ama illa ki Ayca logosunu gömleğe yazmanın esprisi yok” dedi. 

Kornaya basma kampanyası 

Camadan, İSTAB’a trafikte korna sesini azaltmak için sosyal sorumluluk anlamında bir önerisinin olduğunu belirterek, “Avrupa’da bir tane korna sesi duymuyoruz. Avrupalılar sistemi iyi kurmuşlar. İSTAB’a dedim ki gelin, bu bizim sosyal sorumluluğumuz olsun, kampanya yapalım, ‘korna çalmayalım’. Kademeli saat de oradan başladı. Sponsor bulalım, her aynanın başına ‘kornaya basma’ yazalım. En azından bir hatırlatma olur önerisinde bulundum” dedi. ■

Neden Personel taşımacılığı? 

Personel taşımacılığında verdiğimiz emeğin karşılığını alıyoruz. Kamu işlerinde istismar olmuyor ve işler düzgün yürüyor. Personel ve okul taşımacılığı sürekli var olacaktır. Belediyenin bugünkü şartlarda servis taşımacılığı yerine başka bir yapı kurması zor görünüyor. Sanayi şehrin dışında kalıyor. Servis taşımacılığı buralara giderek önemli bir açığı kapatıyor

Belgelendirme zaten var

Biz yol izin belgesi ile çalışıyoruz, niye böyle bir şeye ihtiyaç duyuluyor, ben ona şaşıyorum. Biz şehiriçi taşımacılık yapıyoruz. Şehiriçi taşımacılık yasanın gereği büyükşehirlere verilmiş. Biz UKOME’den de memnunuz hakikaten elinden gelen her şeyi yapıyor. Kendi kendimize diyoruz ki bir belgelendirmemiz olsun. Zaten bizim belgemiz var. Ticaret Kanununda adam arabası var ise, mükellefse meslek kuruluşuna da kayıtlıysa, sen bu adamın işini engelleyebilir misin? 

Kademeli saat

İSTAB’da 8 yıldır yönetim kurulundayım. Kademeli saat fikrini de ortaya ben attım. Kademeli saat İstanbul trafiğinin ve sektörün kurtuluşu olarak gözüküyor. Bir tedarikçi bir araba 2-3 servis alacak düzene gelecek. Önceden bu kadar trafik olmadığı zaman bir arabaya 4-5 servis veriliyordu. İSTAB’da dile getirdik, yaygınlaştı. Şimdi Ticaret Odasının gündeminde. Bunun sektör gazeteleriyle yaygınlaşacağına, kamuoyu oluşturacağımıza inanıyorum. 

Parklanma sorunu

Parklanma sorunu ile ilgili çalışmamız var. İspark’ın yanı sıra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün yaptığı çalışma da var, faydası oldu. Biraz daha modernize edilse daha iyi olur.

Engelli rampası 

Collin’s’in taşımacılığını yapıyorum. Engelli birisi varsa talep etmesi lazım. Colin’s’te 150 araba var, bu arabaların hepsine bunu yapmak mümkün mü? Bu dayatma çok acayip, onu ortaya koyan da tahmin ediyorum, yanlış yaptı. 7 Temmuz’a kadar yapılmak zorunda ve erteleme de gelmedi. Sıkıntı bu, Meclis’te de konuşuldu. Engelli rampalı aracımız yok. 7’sinden sonra ne olacağını bilmiyoruz, bilgi de vermediler. Bununla ilgili ceza yazdığında kabulleneceğiz, biz kabulleniyoruz, karşı çıkmıyoruz.

Hakan Orduhan siyasetin içinde olmalı 

İSTAB, daha önce Levent Birant, şimdi de Hakan Orduhan başkanlığında servis taşımacılığını temsil ediyor.  İSTAB yönetimi A takımı isimlerden oluşuyor. Sayın Orduhan’ın İstanbul Ticaret Odası’nın yönetimine girmesi çok büyük kazanç. Bundan sonrası için Hakan Bey’in, hangi partiden olursa olsun, milletvekili olmasını istiyorum. Ali Bayraktaroğlu ve Nergiz Turizm’in sahibi Ahmet Karakış’ın da siyasete girip bu sektörün haklarını korumaları gerekir diye düşünüyorum. Bizim sektörden insanların büyükşehir il meclis üyesi olması lazım. Orada bizim sorunlarımızı, sektör sorunlarını dile getirmeleri gerekir. 

Pazartesi metrobüs

Servis taşımacılığının olmaması mümkün değil, alışılagelmiş bir şey. Ancak toplu taşımacılığın avantajlarını da kullanmak gerekiyor. Ben İSTAB Yönetim Kurulu toplantısı için her pazartesi metrobüse biniyorum, Zincirlikuyu’ya gidiyorum. Şoförüm ve arabam olmasına rağmen, aslanlar gibi, beni Avcılar’a Metrobüse bırakıyorlar. Üniversite talebeleriyle oraya kadar hem muhabbet ediyorum hem de rahat gidiyorum. Bir de, nereden nereye geldiğimizi de unutmamak için… Daha düne kadar biz de minibüse biniyorduk. 

20 senelik çalışanım var 

4 çocuğumla çalışıyorum. Şirket içinde 20 senedir birlikte çalıştığım elemanlarım var. Benim müdürüm kalkıp ‘bir şirket de ben kurayım’ diyemez, ama İstanbul’da öyle şirketler var ki, müdürlerden patron türetiyorlar. Patron, patron olmadığı zaman, bakıyor ‘bu işi ben de yaparım’ diyor, gidip iş alıyor. 

En büyük hayalim

En büyük hedefim babam gibi olmak. Babaya layık bir evlat olmak. 60 yaşında olmama rağmen diyorum ki, hala babam gibi olamadım. Öyle bir iyi insandı. Bundan sonra bizim işimiz elimizden dilimizden geldiğince bu sektördeki insanlara yardımcı olmak. Bütün amacım bu, tedarikçiye yardımcı olmak. Onun hak ve hukukunu kimseye yedirmemek. ■

Eğitim sevdalısı Camadan

60 yaşındaki Dursun Ali Camadan, sosyal medyayı çok iyi kullandığını belirtiyor. Bilgisayarında facebook ve twitter sürekli açık. 6200’ün üzerinde takipçisi var.

Bayburt Ticaret Odası Başkanlığı da yapan Camadan, hemşerilerine önemli organizasyonlar ve sosyal sorumluluk üzerine sürekli mesaj gönderiyor. Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin ikinci sınıfından ayrılan Dursun Ali Camadan, eğitime çok önem veriyor. 700 çocuğa burs imkanı sağlıyor.

Yorum Gönder

Toplam Yorum Sayısı 4

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Cemil Yücel 1 yıl önce yorumlandı

Saygı değer abim işlerinde başarılar diliyorum kolay değil elbet okadar insana ekmek kapısı ve rızkını temin etmeye önayak olmak Allah dürüst insanların herzaman yardımcısıdır.Allah yardımcın olsun başarılarının devamını diliyorum.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

elifcamadan 1 yıl önce yorumlandı

Canım amcam rabbim daima yanında olsun ınşallah;)

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

DURSUN ALİ CAMADAN 1 yıl önce yorumlandı

OKUYAN DEĞERLİ ARKADAŞLARDAN ÇOK RİCA EDİYORUM MUTLAKA YORUMLATINIZLA KATKIDA BULUMUN.TEŞEKKÜR EDERİM.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

fehmi okur 1 yıl önce yorumlandı

Hayirli olsun YùCE RABBiM utandirmasin devamini en derin dileklerimle saygilar.

0 Kişi beğendi.